Sen, Ben ve İlişkimiz

Kadın Erkek İlişkilerinde Farkındalık ve Gelişim İçin

Şema Terapi Odaklı Atölye Çalışması
Temel amacı, bireylerin hem kendilerini hem de eşlerini veya partnerlerini daha gerçekçi yönleri ile tanımaları ve ilişkilerini daha bilinçli açıdan değerlendirmeleri olan Atölye Çalışmasında; evlilik ve temel insani ihtiyaçlar, yaşanan psikolojik engeller, kıskançlık, iletişim becerileri, duygusal yakınlık, kişilik ve beklenti sorunları, bilişsel çarpıtmalar, stresle başa çıkma gibi konular ele alınacaktır.
Bu konuların gerçekçi ve geniş bir biçimde ele alınacağı atölye çalışmasında eğitimin bütününe ismini veren Kadın Erkek İlişkilerinde Farkındalık ve Gelişimi sağlamak atölye çalışmasının temel amacını oluşturmaktadır.  Bu kapsamda atölye çalışması esnasında bütün katılımcıların zihinsel şema yapıları ayrı ayrı değerlendirilerek geri bildirimde bulunulacaktır.

Sorun nedir?

Başlangıç notu: Bu yazıyı okumadan önce "Sorunlarınıza yeni bir gözle bakmaya ne dersiniz?" ve "Sorun çözme terapisi nedir?" yazılarını okumanızı tavsiye ederim.
Sorun çözme terapisinin temel kavramları arasında sorun, çözüm, sorun çözme, dayanıklılık, başetme vb. yer alır.
Sorun nedir?
Sorun, Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü'nde "a. 1. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem: “Türkiye'ye gölge oyununun ne zaman ve nasıl girdiği sorunu üzerine çeşitli yorumlar bulunmaktadır.” -M. And. 2. mec. Sıkıntı veren durum, dert." olarak tanımlanmaktadır. 
Sorun çözme teorisyenlerinin sorun tanımı ise "...sağlıklı bir işlevsellik için  bireyden bir tepki gerektiren fakat kişinin karşılaştığı engeller yüzünden o an için etkili bir tepkinin olamadığı günlük yaşamla ilgili bir durum veya iş." şeklindedir. Buna göre bir sorunun çözümü için kişinin uygun tepkisine ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat kişi karşılaştığı engeller yüzünden uygun tepkiyi sergileyememektedir. Kişinin karşılaştığı engeller nesnel ve öznel olarak sınıflandırılabilir.  

Sorun çözme terapisi nedir?

İnsan olmak “sorun”lu olmaktır. İnsan olmak her an bir sorunla karşı karşıya kalma ihtimaliyle yaşamaktır. Hatta şunu söyleme cesaretini kendimde görüyorum: nasıl bir insan olacağımızı sorun ettiğimiz şeyler(sorun olarak kabul ettiğimiz) ve bu sorunlarla başa çıkma şeklimiz belirlemektedir.

Sorun çözme terapisi(SÇT), insanların günlük hayatta karşılaştıkları sorunlar karşısında zorlanması sonucunda gelişen birtakım ruhsal sorunların çözümlenmesinde kullanılabilen bir sağaltım yöntemidir. Sorun çöze terapisinin ana  amacı, insanlara karşılaştıkları sorunlar karşısında nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği ve problemleri çözmek için izleyecekleri stratejileri öğretmektir. Bu açıdan bakıldığında sorun çözme terapisi, hem sorunların çözülememesinden kaynaklanan ruhsal sıkıntıları tedavi etmeyi hem de psikolojik sorunların ortaya çıkmasını önlemeyi hedefler.

Çocuk bizim neyimiz?


Üniversite hocam Yaşar ÖZBAY "Sorularınız kadar varsınız!" demişti bir dersin sonunda. Çünkü soru sormak ilgilenmektir, aramaktır, anlama çabası gütmektir. Çünkü doğru ya da işlevsel olmayan bir soruya cevap olabilecek tüm yaklaşımlar bizi yanlış ya da işlevsiz sonuçlara götürebilir. Hocamın bu sözünün hakikiliği kadar "kışkırtıcılığı" da hoşuma gitmişti. Çünkü muhtemelen hocanın sözünden sonra tüm sınıf şu soruyu sormuştu kendine: ben bu derste ne sordum?

Bu yazının konusu "soru" değil, bir soru üzerinden çocuğumuzla ilişkimizi, ebeveynliğimizi anlama çabası olacaktır.
Çocuğumuzla kurduğumuz ilişkiyi anlama çabamızda en temel sorumuz bence şu olmalıdır: çocuk benim neyim? Bu soru aslında "Çocuk(ya da "bu çocuk") benim için ne anlam ifade ediyor?" şeklinde de sorulabilir; ancak daha kışkırtıcı ve dikkat çekici olsun diye yazının başlığındaki şekliyle kullanıyorum soruyu. Soruya vereceğimiz cevap(lar) nasıl bir ebeveyn olmamız gerektiğine dair düşüncelerimizi dolayısıyla da çocuğumuzla ilişkimizin sonuçlarına dair ipuçlarını bize verecektir.

Sorunlarınıza yeni bir gözle bakmaya ne dersiniz?

Günümüz insanının en önemli psikolojik sorun çözme yöntemlerinden biri, psikoterapi/psikolojik danışmanlık desteği almaktır. Ne var ki yardıma ihtiyaç duyan herkes bir uzmanla yüz yüze görüşme imkanına sahip değil. Bu durumda da pek çok insan, uzmanlara internet üzerinden ulaşmakta ve sorularını iletmektedir. Her ne kadar gelen sorulara cevap verme çabası gütsek de ben dahil pek çok meslektaşım, zamansızlık, soruların çetrefilliği gibi sorunlar yüzünden bu konuda yeterli desteği sunamayabiliyoruz. Bu yüzden nice zamandır düşündüğüm şeyi, yani bir sorun çözme süreci yazı dizisi hazırlamayı gerçekleştirmeye çalışıyorum şu anda.
Sorun çözme süreci ile kastım, karşılaştığımız bir sorunu işlevsel olarak çözebilmek ya da o sorunla işlevsel şekilde başa çıkmayı öğrenebilmektir. Bunun amacı,  her sorun için ayrı ayrı danışmaya ihtiyaç duymak yerine sorun çözme basamaklarını kullanarak sorunun üstesinden gelmek; evrensel bilgelik ifadesiyle "balık yemek yerine balık tutmayı öğrenmek"tir.
Bu yazı dizisinde başvuracağım temel yöntem "sorun çözme terapisi" ve temel kaynak Prof. Dr. Mehmet ESKİN'in "Sorun Çözme Terapisi" kitabı olacaktır. Bunu  sebebi, sorun çözme terapisinin uygulama alanları açısından amacıma uygunluğudur. Yani sorun çözme terapisi, kişilerin kendi kendilerine çalışarak da istifade edebilecekleri bir yöntem sunmaktadır bize.
Yukarıda ifade etmeye çalıştığım amacıma ulaşmak için bazı temel kavramlar konusunda zihnimizi netleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden bir sonraki yazım "Sorun Çözme Terapisi Nedir?"de  buluşmak üzere. Muhabbetle...